Lütfiye Öznur Açıkalın
-
Thursday, October 1, 2026
-

Kendine Acımak

Bu alanda paylaşılan yazılar, Öznur Hoca'nın kalbi ile yaptığı sohbetlerden aktarımlardır.

Image

Bugün bize aktarmak istediklerin var mı?

Kendinize acıyor musunuz? Birçoğunuz bu soruya hiç düşünmeden “hayır” yanıtını verdi. Oysa kendine acıma hissi çok rahat saklanabilir; farkında olmadan kurduğunuz gizli anlaşmaların, aldığınız kararların ve birçok eylemin görünmez temeli olabilir.

Bir örümceğin ipliği gibidir bu duygu: Hem çok ince hem de çok güçlü... Bu nedenle bazen tamamen görünmez olur, bazen de başka duyguların arkasına gizlenir. Örneğin; yapmayı sevmediğiniz veya o anda istemediğiniz bir şeyi yapmaya mecbur olduğunuzu sandığınızda, zihniniz size çaresiz olduğunuzu fısıldar. İstemeden sürdürdüğünüz bir ilişki, yüklendiğiniz bir iş ya da kabul ettiğiniz bir yaşam şekli üzerinden kendi iradenizden vazgeçer, fark etmeden kendinizi mağdur konumuna alırsınız.

Toplumlarınızda kimse acınacak halde olmayı istemez; bu yüzden kendine acıma duygusunun üzerini hemen sorumluluklarla, fedakarlıklarla ya da şikayetlerle örter, onu bastırırsınız. Ve tam da bu sebeple, üzeri kapatılan bu duygu en çok görmeniz, yüzleşmeniz gerekendir. Çünkü kendine acıma, sizi kendi gücünüzden koparan ve kurban bilincine bağlayan en güçlü çapadır.

Şimdi yaşamınızda size ağırlık yaratan anlara bakın. “Mecburum” dediğiniz yerlerde, derinlerde bir yerde kendinize acıma duygusunun ve mağduriyetin gizlenip gizlenmediğini şefkatle araştırın. O gizli duyguyu fark edip ışığa çıkardığınızda, titreşiminiz kendiliğinden dönüşmeye başlar.

Bu yaşamı sonsuz çeşitlilikle dokuyan ışık varlıkları olarak, sizi özünüzden ve kendi iradenizden uzaklaştıran her duygusal bağa cesaretle bakmak, nefes almak kadar doğal bir parçanız olduğunda; kurbanı değil, kendi gerçekliğinizin tek ve özgür yaratıcısı olacaksınız.