Bugün bize söylemek istediğin bir şey var mı?
"Birlik olmak neden bu kadar zor?" diye düşünüyorsunuz. Evet, herkes birbirinden farklı; inanışlar, yaşayış şekilleri, varoluş halleri... Hatta aynı manzaraya baktığınızda gördükleriniz bile birbirinden farklı. Üstelik sizler de sürekli değişiyorsunuz; yaşamı algılama ve deneyimleme şekliniz günden güne farklılık gösteriyor. Genelde bu farklılıkların, bütünün bir araya gelmesine engel olduğunu sanıyorsunuz.
Şimdi benimle birlikte hayal edin: Çok büyük ve çok boyutlu bir yapboz var. Bu yapboz milyarlarca parçadan oluşuyor. Tamamlandığında ise tüm insanlığın ve hatta evrendeki ruhsal yaşamın deneyimleyebileceği en güzel, çok boyutlu tablo ortaya çıkacak. Bu yüzden hepimiz çok heyecanlıyız ve sizi destekliyoruz.
Sizler istisnasız, keşfettiğiniz ya da henüz keşfetmediğiniz her bir veçhenizle bu yapbozun birer parçasısınız. Bu nedenle hem birbirinizden bu kadar çeşitli ve farklısınız hem de kendi içinizde muazzam bir yaratıcılığa sahipsiniz. Sahip olduğunuz ve deneyimlediğiniz veçhenizi kabul ettiğinizde, bu büyük yapbozun bir boyutuna elinizdeki parçalardan birini yerleştirmiş oluyorsunuz. Aslında işleyiş bu kadar basit. Bu kabul, sizi yeni bir veçhenize doğru dönüştürmeye başlıyor ve aynı süreci bu kez yeni veçhenizle yaşıyorsunuz.
Yani anlatmak istediğimiz şu: Biraz uzaktan bakınca, sırf oldukları şey nedeniyle birbiriyle kavga eden, birbirini kıskanan, yadırgayan, yargılayan, olduğu hali reddeden ve birbirini değiştirmeye çabalayan milyarlarca parça görüyoruz. Bu durum, her birinizin eşsiz bir rolü ve yeri olduğunu görmenize engel oluyor. Kavgayı bıraktığınızda, hem kendi biricikliğinizi görebileceksiniz hem de bütünün güzelliğini.